İTÜ’de Sungur Savran ve Mücella Yapıcı’ya yasak

itü

İTÜ İş Güvenliği Kulübü’nün 15 Mayıs’ta düzenleyeceği Türkiye’de İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği başlığını taşıyan ve gazeteci İsmail Saymaz ile akademisyen Sungur Savran’ın katılacağı etkinlik rektörlük tarafından yasaklandı.

Rektörlük, etkinliğin yapılabilmesi için konuşmacı Sungur Savran’ın etkinlikten çıkartılmasını şart koştu. Etkinliğin diğer konuşmacısı İsmail Saymaz da okul yönetiminin Sungur Savran’a yasak koyma kararını protesto ederek İTÜ’ye gelmeyeceğini açıkladı.

Kulüpler tarafından yapılan açıklamaya göre, İTÜ Rektörlüğü  son bir haftada İTÜ Sosyal Bilimler Kulübü’nün yapacağı etkinlikte de konuşmacı İTÜ mezunu Mücella Yapıcı’ya gerekçe göstermeden yasak koydu. Ardından da İTÜ Makine Mühendisliği Kulübü’nün de dördüncüsünü düzenleyeceği Mezunlarla Sohbetler etkinliği yasaklandı.

İTÜ İş Güvenliği Kulübü yaptığı açıklamada Sungur Savran’ın etkinliğe katılımı engelleyen kararı kabul etmediğini bildirdi. Kulüp açıklamanın devamında bütün İTÜ bileşenlerini, öğrenci kulüplerinin etkisizleşmesinin, uzmanlık kulüplerinin tek tipleşmesinin karşısında bir araya gelme çağrısı yaptı.

İTÜ Makine Mühendisliği Kulübü de Mezunlarla Sohbetler etkinliğinin yasaklanmasının ardından yaptığı açıklamada,

“Biz kulüp üyeleri ve İTÜ öğrencileri olarak İTÜ’de kulüp faaliyetlerinin yönetim tarafından sadece sponsorluklar ile okula bütçe dışı gelir sağlayan yerler haline getirilmeye çalışıldığını görüyor ve sizlere üzülerek bunu bildiriyoruz. Tüm öğrenci kulüplerini tek tipleştirmeye, etkisizleştirmeye, baskı, sansür ve yasaklara karşı bir araya gelmeye davet ediyoruz” ifadelerine yer verdi.

İTÜ Sosyal Bilimler Kulübü ise Mühendisliğin ve Mimarlığın Toplumsal Sorunları başlıklı etkinliğe üç gün kala yönetimin, konuşmacılardan Mücella Yapıcı’nın konuşmacı listesinden çıkarılmadığı takdirde etkinliği yaptırmayacaklarını söylediğini aktardı.

İTÜ Sosyal Bilimler Kulübü’den yapılan açıklamada ise “Üniversiteler bilim ve aydınlanma merkezleridirler. Üniversitelerin memleketin mevcut durumundan yakınması veya kaçınması değil toplumları mevcut durumdan çıkaracak yolu göstermesi, aydınlatması ve ileri çekmesi gerektiğine inanıyoruz” ifadeleri kullanıldı.