Faruk Bildirici’nin RTÜK üyeliği düşürüldü

CHP kontenjanından Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyeliğine seçilen Faruk Bildirici’nin üyeliği “ortaya koyduğu eylem ve söylemler” gerekçe gösterilerek düşürüldü.

12 Temmuz tarihinde üyeliğe seçilen ve birçok karara şerh koyarak muhalif tavrını gösteren Bildirici’nin üyeliğinin düşürülmesi 25 yıllık RTÜK tarihinde bir ilk. Bildirici en son RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in TÜRKSAT ve Basın İlan Kurumu Yönetim Kurulları üyesi olduğunu açıklamış ve RTÜK Yasası’na aykırı olduğunu söylediği bu üyelikler nedeniyle Şahin’in “RTÜK’teki görevlerinden çekilmiş sayılması” için TBMM ve RTÜK Başkanlığı’na dilekçe vermiş ve Şahin’in istifasını istemişti.

RTÜK yaptığı toplantıda 2’ye karşı 6 oyla Bildirici’nin üyeliğinin düşürülmesine karar verdi. AKP kontenjanında Üst Kurul’a seçilen üyeler, Bildirici’nin TBMM çatısı altında CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ile yaptığı basın açıklamasını ve iktidara yakın kanallar hakkında “yandaş” tabirini kullanmasını gerekçe göstererek, “Tarafsızlığı zedelendiği için üyeliği düşürülmeli” görüşünü dile getirdi.

Kural gereği Bildirici’nin yer almadığı toplantıda savunmayı CHP kontenjanından seçilen diğer Üst Kurul üyesi İlhan Taşçı yaptı. Taşçı, TBMM’nin üzerinde hiçbir gücün bulunmadığını, milletvekillerinin oyları ile seçilen Bildirici’nin üyeliğinin RTÜK’te yapılan bir oylama ile sonlandırılamayacağı görüşünü dile getirdi. Taşçı, “TBMM Genel Kurulunda tüm üyelerin oylarıyla seçilen bir üye, Üst Kurulda 6 üyenin el kaldırmasıyla düşürülüyorsa RTÜK kendisini TBMM’nin ve milli İradenin üzerinde görüyor demektir. Bu durum, oy veren milletvekillerinin iradesini, Meclis’in tercihini hiçe saymaktır” dedi. Taşçı’nın savunmasının ardından yapılan oylamada MHP’li üyenin de destek vermesiyle 6 üye “Üyelik düşürülsün” oyunu kullandı. HDP kontenjanından RTÜK Üst Kurulu üyeliğine seçilen Ali Ürküt ile Taşçı ise bu talebin reddi yönünde oy kullandı.

Üst Kurul’da alınan kararın ardından Faruk Bildirici ve İlhan Taşçı, RTÜK önünde bir açıklama yaptı. Kararın anti demokratik ve hukuksuz olduğunu ifade eden Bildirici, “İlk günden söylemiştim. RTÜK’te olup bitenleri bilmek bu ülkede yaşayan herkesin hakkı. RTÜK’ün şeffaf olması gereklidir. Bu düşünceden hareketle RTÜK üyesi olarak yaklaşık 3 aydır kurulun şeffaflaşması ve siyasi iktidarın arka bahçesi olmaktan kurtulması için mücadele ettim. Müzakerelerle ilgili gizlilik kuralına özen gösterdim ama kararlarla ilgili düşüncelerimi, karşı oylarımı, itiraz gerekçelerimi topluma açıklamaktan geri durmadım. Üst kurul yönetimi bundan rahatsız oldu. Zira RTÜK, başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Başkan, Üst Kurul’a danışmaya bile gerek duymadan birçok konuyu keyfine göre belirliyor. RTÜK’ün ne özerkliği var artık ne de bağımsızlığı” dedi.