Sinema dünyası, son olarak yönetmen Bingöl Elmas’ın “Şiirli Oda’nın İzinde” belgeseli için verilen yapım desteğinin Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından faiziyle geri istenmesinin ardından kamu destekleri aracılığıyla yaşanan ifade özgürlüğü ihlallerine ortak bir açıklamayla tepki gösterdi.
200’ü aşkın sinemacı, sanatçı, akademisyen ve meslek örgütünün imzasını taşıyan “Sanatsal İfade ve Üretim Alanımızı Savunuyoruz” başlıklı açıklamada, kararın yalnızca bir filme yönelik olmadığı belirtilerek son yıllarda “Rojbaş”, “Kanun Hükmü” ve “Oy’una Geldik” filmlerine yönelik yasak ve engellemelerin de aynı sansür politikasının örnekleri olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Elmas’ın Kapadokya’daki tahribatı aktaran filmine yönelik, bakanlık yetkililerinin yönetmenle yaptığı sözlü görüşmelerde belgeselin “politik” olduğu nedeniyle kabul edilmediğinin dile getirilmesine rağmen resmi açıklamada “başvuru dosyasında yer alan senaryo ve yaklaşım metniyle uyumlu olmadığı” ve “teknik açıdan yeterli bulunmadığı” gerekçelerinin öne sürülmesinin gerekçelerin birer kılıftan ibaret olduğunu gözler önüne serdiği ve yasaklamaların sinemacıları hizaya çekmeye çalışan sansürcü siyasetin örnekleri olduğunun altı çizildi.
Kamu desteklerinin, eserlerin tesliminden sonra “politik gerekçelerle” faiziyle geri istenmesinin, ekonomik baskı yoluyla sektörü otosansüre zorlayan sistematik bir gözdağı ve cezalandırma yöntemine dönüştüğünün vurgulandığı metinde, “Bu vakanın Kültür ve Turizm Bakanlığının sinema filmi destek süreçlerinde yıllardır süregelen ve kanıksanan sansür/otosansür mekanizmalarını kamusal olarak tartışmaya vesile olmasını umuyoruz” sözlerine yer verildi.
