Mahkeme, Mabel Matiz davasında “suçun unsurları oluşmadı” dedi

Müzisyen Mabel Matiz’e “Perperişan” adlı şarkısı gerekçe gösterilerek açılan davada hüküm açıklandı. Mahkeme, Matiz’e yöneltilen “müstehcenlik” suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat kararı verdi. 


Mabel Matiz

 CANAN COŞKUN

 Müzisyen Mabel Matiz’e “Perperişan” adlı şarkısı gerekçesiyle açılan davanın dördüncü duruşması bugün (8 Mayıs) görüldü. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Mabel Matiz katılmazken Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile Mabel Matiz’in iki avukatı duruşma salonundaydı. 

Duruşmada ilk olarak Mabel Matiz’in avukatlarına esas hakkındaki savunma için söz hakkı verildi. Avukat Efsun Türker Huy, müstehcenlikle ilgili atıf yapılan Yargıtay kararında müstehcenlikle ilgili bir tanım yapılmadığını belirterek genel bir açıklamaya yer verildiğini anlattı. 1985 tarihli bir Yargıtay kararından bahseden avukat, kararda bu tanımın “aşırı, çok şiddetli bir şekilde tahrik duygusu” şeklinde tarif edildiğini söyledi. Avukat, müvekkilinin şarkısının bazı kesimlerinin normalini rahatsız eden bir şarkı olmadığını belirterek “Anadolu’daki köylerde söylenen şarkılardan rahatsız olmayanların müvekkilin şarkısından rahatsız olması kabul edilemez” dedi.

 Erotik nitelikli divan şiirlerinin varlığından bahseden avukat, bunların toplumun normal değerlerini yansıttığını aktardı. İbrahim Tatlıses’in 1977 yılında piyasaya sürdüğü “tombul tombul memeler” şarkısından bahseden avukat, yıllar içinde nereden nereye gelindiğine dikkat çekti.

 Muzır Kurulu’nun üyeleri

 Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun konuyla ilgili bir rapor hazırlamaktan imtina ettiğini belirten avukat Huy, kurulda ne bir cinsel sağlık uzmanı ne de bir pedagog bulunduğunu vurguladı. Kurulun üyeleri arasında işletmeci, avukat ve SGK eski çalışanları olduğuna dikkat çekti. Avukat mütalaanın içtihatlara aykırı olduğunu belirterek müvekkilinin beraatına karar verilmesini istedi.

Mabel Matiz’in avukatlarından Sezen Yılmaz ise Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun yetkisizliğini yazdığı yazıda gösterdiğini aktardı. Kurulun görüşünün mütalaaya dayanak olmasının yetki aşımı olduğunu söyleyen avukat, bu durumun “görevi kötüye kullanma” suçunu oluşturacağını aktardı.

Mabel Matiz’in diğer avukatı Dilek Gürsan, Anadolu’da duyguların dolaylı ve metaforlarla anlatıldığını aktararak “Hangi çocuğun ahlakı bozulmuş” diye sordu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da Matiz’in mütalaa doğrultusunda cezalandırılmasını istedi. Matiz salonda olmadığı için son sözü avukatlarına soruldu. Avukatlar da müvekkilerinin beraatını istedi. Mahkeme, Matiz’e yöneltilen “müstehcenlik” suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.

 Ne olmuştu?

 Müzisyen Mabel Matiz hakkında, “Perperişan” adlı şarkısının sözlerinde “müstehcenlik” suçu işlendiği iddiasıyla İçişleri Bakanlığı suç duyurusunda bulunmuş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da şarkıya 5651 sayılı Kanun kapsamında erişim engeli getirilmesini talep etmişti. Bakanlığın Ankara Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliğine sunduğu dilekçede eserin aile kurumuna zarar verebileceği, çocuk ve gençlerin zihinsel gelişimini olumsuz etkileyebileceği, kamu düzenini sarsabileceği ve toplumda infiale yol açabileceği savunulmuştu.

 Dilekçede ayrıca, vatandaşların CİMER üzerinden şikâyetlerde bulunduğu ve şarkı sözlerinin ‘Türk ailesinin örf ve adetlerine aykırı’ olduğu öne sürülmüştü. Bakanlığın talebi üzerine şarkı “kamu düzeni ve genel sağlığa aykırılık” gerekçesiyle erişime engellenmiş, talepler üzerine Mabel Matiz hakkında “müstehcenlik” iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. 22 Eylül 2025’te polis eşliğinde getirildiği İstanbul Adliyesi’nde savcılığa ifade veren Matiz, yurt dışı çıkış yasağı ile bırakılmıştı. Soruşturma kapsamında Matiz hakkında aynı suçlamayla dava açılmıştı. Türk Ceza Kanunu’nun 226’ncı maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” suçlaması altı aydan üç yıla kadar hapsi öngörüyor.

 İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın Ocak 2026’daki duruşmasında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’ndan rapor istenmesine karar verilirken, davanın 27 Mart’taki duruşmasında ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Matiz aleyhine davaya katılma talebinde bulunmuş, mahkeme de kabul etmişti. Duruşmada ayrıca Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun hazırladığı rapor da dosyaya girmişti. Raporda, çocukların üstün yararının zedelendiği yönünde bir değerlendirme yapılmış, Mabel Matiz’in sanatçı kimliği dikkate alınarak son değerlendirme mahkemeye bırakılmıştı.

 Hâkim, savcılığın esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyayı celse arasında savcılığa göndereceğini açıklamıştı. Davanın 30 Nisan 2026’da görülen üçüncü duruşmasında esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, “söz konusu şarkı ve sözlerinin cinsel arzuyu dolaylı yoldan tahrik edici, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar yaratan mahiyette” olduğunu savundu. Savcı, şarkı içeriğinde “objektif manada cinsel birleşmeye yönelik betimlemelerin” yapıldığını ve söz konusu betimlemelerin herkes tarafından kolaylıkla anlaşılabileceğini iddia etti. Şarkının dijital platformlar üzerinden herhangi bir yaş sınırlaması uygulanmaksızın paylaşıldığını kaydederek Küçüklerin Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’nun şarkıyla ilgili yazısına atıfta bulundu. Yazıda, “bahse konu şarkı ve sözlerinin çocukların üstün yararını zedelediği”, “şarkı sözlerinin halkın ar ve haya duygularını incitecek, cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek şekilde genel ahlaka aykırı ve özellikle çocukların üstün yararını zedelediği” öne sürülmüştü. Savcı, Matiz’in müstehcenlik suçundan cezalandırılmasını talep etti.