CANAN COŞKUN
Haftalık mizah dergisi LeMan’ın 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yayımlanan bir karikatürde Hz. Muhammed ve Hz. İsa’nın tasvir edildiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” (TCK 216/1, 218) suçlamasıyla derginin altı çalışanına açılan davanın ikinci duruşması bugün ( 5 Mayıs) İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Duruşmada yazı işleri müdürü Aslan Özdemir, çizer Doğan Pehlevan ve müessese müdürü Ali Yavuz ile avukatları hazır bulundu. Derginin genel yayın yönetmeni Tuncay Akgün ise yurt dışında olduğu için duruşmaya katılmadı. Duruşmaya görme engelli müşteki Muhammet Hasan Medineli de katıldı.
Hâkim, duruşma başında sanıklara söyleyecekleri veya ekleyecekleri bir şey olup olmadığını sordu. Sanıklar ve avukatları söyleyecek veya ekleyecek bir şeyleri olmadığını söyledi. Doğan Pehlevan’ın avukatı müvekkilinin yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını, diğer sanıkların avukatları da müvekkillerinin duruşmadan vareste tutulmasını talep etti.
Charlie Hebdo karikatüründen de şikâyetçi olmuştu
Daha sonra müşteki Medineli söz aldı. Medineli, 1 Temmuz 2025’te Adalet Bakanlığı aracılığıyla şikâyetçi olduğunu belirterek sanıkların en üst sınırdan cezalandırılmasını istedi. Medineli, Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo’nun 12 çizerinin Ocak 2015’te katledilmesinin ardından çıkan özel sayısının kapağına dayanışma için Cumhuriyet gazetesindeki köşelerinde yer veren yazarlar Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan’a karşı açılan davaya da müşteki olarak katılmıştı.
Savcı: Mütalaa için dosyayı savcılığa gönderin
Daha sonra duruşma savcısına söz hakkı verildi. Tuncay Akgün hakkında yakalama emrinin devamına karar verilmesini isteyen savcı, mütalaa için dosyanın savcılığa verilmesini talep etti. Avukat Fikret İlkiz, Tuncay Akgün için yurt dışında bulunduğu yerde ifadesinin alınması için istinabe talebinde bulundu.
Mahkeme Akgün için istinabe talebinin kabulüne karar verdi, Doğan Pehlevan’ın da yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı. Diğer sanıkların duruşmadan vareste tutulmasına hükmeden hâkim, müşteki Muhammet Hasan Medineli’nin duruşmaya katılma talebini reddetti. Hâkim, söz konusu suç yönünden suçtan zarar görenin kamu olduğunu belirterek Medineli’nin suçtan doğrudan zarar görmediğini aktardı. Duruşma 13 Ekim saat 14.00’e ertelendi.
Dava hakkında
Çizer Doğan Pehlevan’ın LeMan dergisinin 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yer alan karikatürü, İsrail’in Gazze’ye yoğun saldırılarının sürdüğü süreçte, yaşamını yitirmiş Muhammed ve Musa isimli iki figürün bombalanan bir şehrin üzerinde birbirlerine “Selamün Aleyküm” ve “Aleyhem Salom” diyerek selamlaşmalarını tasvir ediyordu. Karikatür, 30 Haziran’da sosyal medyada dolaşıma girmesiyle birlikte dinci grupların ve devlet otoritelerinin hedefi oldu. LeMan yönetimi, peygamber tasviri yapılmadığını açıklasa da dezenformasyon hızla yayıldı, derginin yer aldığı binaya saldıran ve önünde şeriat çağrıları yapanlar hakkında işlem yapılmazken Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “dini değerlere ve kamu barışına saldırı” olarak değerlendirdiği karikatür nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurdu. Derginin yayın yönetmeni Aslan Özdemir, yazı işleri müdürü Zafer Aknar, grafiker Cebrail Okçu, müessese müdürü Ali Yavuz, çizer Doğan Pehlevan gözaltına alınarak tutuklandı. Yurt dışında bulunan genel yayın yönetmeni Mehmet Tuncay Akgün hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Derginin ilgili sayısı toplatıldı, LeMan’ın site ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu altı kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla iddianame düzenledi. Aslan Özdemir, Zafer Aknar, Cebrail Okçu ve Ali Yavuz tutukluluklarına yapılan itiraz üzerine 26 Eylül 2025’te serbest bırakılana kadar, yaklaşık üç ay hapiste tutuldu. Çizer Doğan Pehlevan hakkında davanın 14 Kasım 2025’te görülen ilk duruşmasında yurt dışına çıkış yasağı şartıyla tahliye kararı verildi ancak Pehlevan hapishaneden çıkamadı, çünkü Temmuz 2025’te aynı zamanda “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla da tutuklanmış ve bir dava daha açılmıştı. Pehlevan, bu ikinci davada 18 Kasım 2025’te verilen tahliye kararıyla serbest kaldı.
Çizer Pehlevan, savunmasında iddianamede belirtildiği gibi toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etme kastının olmadığını, aksine barış isteyen bir karikatür çizdiğini vurgulayarak toplumun değerlerine saygılı olduğunu söylemişti. Pehlevan, “Muhammed Müslümanları, Musa ise Musevileri temsil eden yaygın isimler. Karikatür, savaşta ölen iki insanın Allah’ın huzurunda kardeş olabileceğini anlatıyor” demişti.
Karikatürün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Pehlevan’ın avukatı Kerem Altıparmak da müvekkilinin kelepçeli fotoğrafının basına servis edildiğini vurgulamış, “Ortada bir terör durumu yokken soruşturma terör bürosu tarafından yürütüldü” demişti.
Avukat Fikret İlkiz ise iddianamenin Basın Kanunu’na aykırı biçimde hazırlandığının altını çizmişti. İlkiz, “Bu iddianame, savcılığın isteği üzerine yazılmış bir iddianamedir. Basın Kanunu ortadayken böyle bir durumun gerçekleştirilmesi bu iddianamenin siyasi saiklerle yazıldığını gösteriyor. Türkiye’de ilk kez bir grafikere ‘Karikatürü gördün mü?’ diye soruluyor” demişti.
Dava derginin genel yayın yönetmeni Tuncay Akgün hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesi için ertelenmişti.
