“Sansür yasasına” dair içerikleri derledik

Muhalif basında sıklıkla “Sansür Yasası,” iktidar tarafından ise “Dezenformasyon yasası” olarak adlandırılan 7418 sayılı kanunun tasarısının tüm maddeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçti ve kanun Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa tasarısının ortaya atılmasından bugüne kadar geçen süreç boyunca tasarının neden bir  “sansür yasası” olduğunu tartışan ve farklı medya platformlarında yayımlanan önemli içerikleri derledik


Görsel: bianet

Muhalif basında “Sansür Yasası,” iktidar ve Cumhur ittifakı tarafında ise “dezenformasyonla mücadele etmek için” hazırlandığı iddia edildiği için “Dezenformasyon Yasası” olarak kısaltılan, tam adı ise “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” olan 7418 sayılı kanunun tüm maddeleri (40 madde) 13 Ekim itibarıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) geçti, 18 Ekim’de de Resmî Gazete‘de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Kanun 27 Mayıs’ta Adalet ve Kalkınma Partisi’nden (AKP) ve Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) milletvekillerinin imzasıyla TBMM Adalet Komisyonu’nda gerekçeli sunulmuş ve 20 Haziran’a kadar da görüşülmüştü.

Bu süreçte basın mensupları, sendikalar ve meslek kuruluşları gibi birçok aktör tasarıya farklı nedenlerle karşı çıktı. Eleştirilerde en fazla bahsedilen konu ise tasarının 29. maddesi idi. Bu madde ile ““halkı yanıltıcıyı bilgiyi alenen yaymak” şeklinde yeni bir suç oluşturulacağına dair endişe ve itirazlar dile getirildi.

Bu maddede şu ifadeler kullanılıyor:

26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununa 217 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.

‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma

MADDE 217/A- (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

(2) Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.'”

Bu şu anlama geliyor: 5237 sayılı ve 26 Eylül 2004’te kabul edilen Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Kanunlara uymamaya tahrik” başlıklı 217. maddesindeki “(1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır” ifadesine yapılan ekleme ile “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” adlı yeni bir suç tanımlanıyor. Suçun içeriği olarak ise “halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yaymak” gösteriliyor.

Böylelikle yürürlüğe giren bu kanun maddesi, basın kanununa dair bir düzenleme ve yalnızca basın mensuplarını ilgilendiren bir olgu olmanın çok ötesine gidiyor: Özellikle sosyal medyayı haber almak, mesajlaşmak ve her türlü iletişim eylemi için kullanan herhangi bir vatandaşın (ya da Türkiye vatandaşlığı bulunmayan herhangi bir bireyin), “yanıltıcı bilgiyi alenen yaydığı” iddiası yetkili merciler tarafından onanırsa bu kişilerin mahkemeye çıkarılıp kanuna atıfla cezalandırılmasının önü açılıyor.

Geçtiğimiz yıllar boyunca pek çok vatandaş, oyuncu, müzisyen ve benzeri tanınan kişiler sosyal medyadaki paylaşımları gerekçe gösterilerek gözaltına alındı, mahkemeye çıkarıldı ve hatta ceza aldı. Susma Platformu olarak yayımladığımız vaka takiplerinde ve yıllık raporlarda bu ifade özgürlüğü ihlallerini raporladık.

Aylardır yasaya karşı seslerini yükselten kişilerin ve kuruluşların ısrarla altını çizdiği en önemli noktalardan bir diğeri de, halihazırda fiilen (de facto) yürütülen haksız uygulamaların bu yasa ile beraber artık yasal hale (de jure) getirilmesi ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gereken söylemlerin artık “suç” kapsamına gireceği.

Yasa tasarısının ortaya atılmasından bugüne kadar geçen süreç boyunca tasarının neden bir  “sansür yasası” olduğunu tartışan ve farklı medya platformlarında yayımlanan önemli haberleri ve içerikleri derledik.

Expression Interrupted: “Dezenformasyon” yasası Meclis’te: Herkes yalancı, iktidar doğrucu

Açık Radyo: Dezenformasyon değil sansür

K24: Dezenformasyon kimin için tehdit?

bianet: Sansür yasasından başlıklar: WhatsApp kullanıcıların tüm bilgilerini devlete verecek

Yeni Yaşam gazetesi: IPI Direktör Yardımcısı Griffen: Sansür yasası ile baskılar artacak

Evrensel gazetesi: Erdoğan sansür yasasını jet hızıyla onayladı

Cumhuriyet gazetesi: Ülkeyi susturacak sansür yasasının 29. maddesi, muhalefete karşın AKP-MHP oylarıyla kabul edildi

Diken: Sansür yasası yürürlüğe girdi

BirGün gazetesi: Sansür yasası Resmî Gazete‘de yayımlandı

bianet: Erdoğan onayladı: Sansür yasası Resmî Gazete‘de

T24: Erdoğan tarafından onaylanan ‘Sansür Yasası’ Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi!

P24 Blog: Sansüre Balkabağı

Gazete Duvar: CHP yürürlüğe giren yasasını Anayasa Mahkemesi’ne götürüyor

Yeni Yaşam gazetesi: ‘Sansür yasası AKP’nin kaybetme korkusunun eseri’

Gazete Duvar: Sansür davalarında ortaya çıkması muhtemel sorunlar

Yeni Yaşam gazetesi: ‘Sansür yasasına karşı gazeteciler yalnız bırakılmamalı’

Expression Interrupted: ANALİZ | Türkiye’e “hakikat savaşı” resmen başladı

bianet: Sansür yasası | Feray Salman: Çözüm hapis değil, medya okuryazarlığı