ifade özgürlüğü

“Sansür yasasına” dair içerikleri derledik

Muhalif basında sıklıkla “Sansür Yasası,” iktidar tarafından ise “Dezenformasyon yasası” olarak adlandırılan 7418 sayılı kanunun tasarısının tüm maddeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçti ve kanun Resmî Gazete’de yayımlandı. Yasa tasarısının ortaya atılmasından bugüne kadar geçen süreç boyunca tasarının neden bir  “sansür yasası” olduğunu tartışan ve farklı medya platformlarında yayımlanan önemli içerikleri derledik


Haftanın sansür gündemi

Altın Koza Film Festivali’nde Kazım Öz’ün filmine sansür iddiası, Mohsen Namjoo’nun ve Aleyna Tilki’nin konserlerine hedef gösterme ve iptaller, Kürtçe videoya hapis cezası, TikTok videosu için soruşturma ve ağaç kesimine karşı yürüyüşe valiliklerden yasak… 12 – 19 Eylül 2022 haftası sansür gündemini sizler için derledik


AYM: “Belgesel film çekim izni talebinin reddi, ifade özgürlüğü ihlalidir”

Anayasa Mahkemesi, belgesel sinemacı Nejla Demirci’nin OHAL döneminde KHK’lar ile işten atılan iki kamu görevlisi hakkında çektiği belgesel için film çekim izni talebinin reddedilmesine dair 2019’da yaptığı bireysel başvuruyu haklı buldu; yönetmenin film çekme talebinin reddedilmesinin, Anayasa’nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi


Ekinsu Devrim Danış: “İşten çıkarılma sürecimiz akademik özgürlük ve hatta özerk, demokratik bir üniversite anlayışının dışında olan resmi özetliyor”

Nişantaşı Üniversitesi yönetimi 30 Mart 2022’de; araştırma görevlilerinin aldıkları maaşların kamu çalışanlarıyla eşitlenmesi için verdikleri dilekçeler sonrasında, toplamda 40 araştırma görevlisinin ve öğretim üyesinin sözleşmelerini feshetmişti. Yasal haklar dahilinde özlük haklarını savunmak ve emeklerinin karşılığını almak isteyen akademisyenlerin hak mücadelesini ve önlerine çıkan engelleri özelde vakıf üniversiteleri ölçeğinde, genelde ise akademik özgürlük ve ifade özgürlüğü bağlamında Nişantaşı Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’ndeki araştırma görevlisi görevinden uzaklaştırılan Ekinsu Devrim Danış ile konuştuk



“Gözetim ve baskıya yepyeni bir yöntem daha eklendi: İçerik kaldırma”

“Sosyal medya yasası” yeniden gündemde. Ekim 2020’de yürürlüğe giren bir önceki düzenlemenin sene-i devriyesinde Medya Araştırmaları Derneği (MEDAR), içerik kaldırma kararları üzerinden yasanın basın özgürlüğünü nasıl etkilediğine ilişkin hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaştı. Susma Platformu olarak MEDAR ekibine hem rapor kapsamında öne çıkan bulgulara hem de şu anki tartışmalara dair sorularımızı yönelttik


İptal kültürü mü, sansür mü, düşünce özgürlüğüne saldırı mı? Cevap: Hiçbiri

Pınar Üzeltüzenci, son yılların sıklıkla kullanılan-tartışılan kavramlarından olan ve kanaat önderi kabul edilen ünlü-güçlü kişileri söyledikleri ya da yaptıkları problemli şeylerle yüzleştirme amaçlı bir tür boykot yöntemi olarak ortaya çıkan ‘iptal kültürü’ (‘cancel culture’ ) ve ifade özgürlüğü-sansür ve ‘cancellama’ üçgeninin sınırları üzerine yazdı


Konferans: LGBTİ+’ların İfade Özgürlüğü ve Sansür

Susma Platformu ve Kaos GL 29 Mayıs’ta medya, yayıncılık ve sanatta LGBTİ+’lara uygulanan sansür ve LGBTİ+’ların karşılaştıkları diğer ifade özgürlüğü ihlallerine dair farklı oturumların olacağı bir konferans düzenliyor. Kayıt yaptırmayı unutmayın!


Instagram Af Örgütü’nün paylaşımını sansürledi: ‘büyük teknoloji şirketlerinin imtihanı’

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nin Instagram üzerinden ODTÜ’lü LGBTİ+’lerin davasına yönelik yaptığı paylaşım algoritma sebebiyle hassas içerik olarak işaretlendi. Susma Platformu’ndan Alican Acanerler sosyal medya platformlarının bireyler ve gruplar üzerinde uyguladığı sansür mekanizmalarını araştırdı