İlhan Taşcı: “RTÜK, kuruma yapılan şikâyetlerde kimlik numarası ve adres bilgisi şartı aramaya başladı, şikâyet sayısı yüzde 80 düştü”

RTÜK üyesi İlhan Taşcı RTÜK başkanı Ebubekir Şahin’in talimatıyla; vatandaşlar tarafından kurula yapılan şikâyetlerde T.C. kimlik numarası ve açık adres istenmeye başlandığını belirterek uygulamanın “fişleme anlamına gelebileceğini” söyledi


Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) Cumhuriyet Halk Parti’li (CHP) üyesi İlhan Taşcı; kurul başkanı Ebubekir Şahin’in verdiği talimatlar doğrultusunda, vatandaşların kurula yaptığı ihbarlarda artık T.C. kimlik numarası ve açık adres isteme uygulamasına geçildiğini iddia etti. ANKA Haber Ajansı’ndan Sinan Tartanoğlu’nun özel haberinde aktardığına göre Taşcı yeni başlanan uygulama ile ihbarların yüzde 80 oranında azaldığını belirtti ve “Yasada dahi öngörülmemişken, T.C. kimlik numarasını istemek ve şikâyet için zorunlu hale getirmek kimin kimi nasıl şikâyet ettiğini öğrenmeye dönük, hatta fişleme anlamına gelebilecek nitelikte bir yöntemdir” ifadelerini kullandı.

Önceki süreçte izleyicilerin, televizyon yayınlarıyla ilgili şikâyetlerini kurulun telefon hattına ya da e-posta adresine iletebildikleri, iletilerin de kurulun kayıtlarına; bahsi geçen kanal, şikâyetin konusu ve söz konusu yasanın hangi maddelerinin ve ilkelerinin ihlaline yönelik olduğu bilgileriyle eklendiği biliniyordu. RTÜK üyesi Taşcı bu uygulamada değişiklikler yapıldığını ve şikâyet koşullarına “vatandaşların kişisel bilgileri” de eklendiğini açıkladı. Yeni uygulamada yasal herhangi bir gerekçelendirme de bulunmuyor. Taşçı, bu durumu “Eğer yıllardır uygulanan şikayetle ilgili bir uygulama değiştiriliyorsa, buna karar verecek olan Üst Kurul’dur. Elbette bu işin ideal ve hukuki olan kısmı. Ama olayın çok daha ileri bir boyuta taşındığı tabloyla karşı karşıyayız” sözleriyle değerlendiriyor.

Taşcı aynı zamanda, yeni uygulamadan evvel RTÜK’e ulaştırılan şikâyetlerin aylık 15 bin ile 25 bin arasında seyrettiğini, uygulama değişikliği sonrası ise bu rakamın 3 bin ile 4 bin civarına düştüğünün altını çizdi ve meselenin bir “fişleme” mekanizmasına dönüşebileceğini ifade etti.