CHP’li Gökçen ‘cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı’ suçundan yargılanacak

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen’in “21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı” kitapçığı nedeniyle ‘cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı’ suçu kapsamında cezalandırılmasının istendiği ortaya çıktı


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 11 Şubat’ta TBMM’de yaptığı konuşmaları içeren 21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı kitapçığına, 2020’nin Ekim ayında, mahkeme kararı ile basım, dağıtım ve satış yasağı getirilmiş ve kitapçığın toplatılmasına karar verilmişti. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, 18 Ocak’ta MYK’nin en genç ve milletvekili olmayan iki isminden biri olan Gökçe Gökçen’e dava açıldığını duyurmuştu.

7 SUÇTAN 3 AYRI DAVA

BirGün’ün haberine göre Gökçen’e, kitapçık nedeniyle yedi ayrı suçlamayla üç ayrı dava açıldığı öğrenildi. Bu kapsamda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından Gökçen hakkında hazırlanan iddianamede, mağdur olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gösterildi. Ceza istenen maddelerin ise ‘iftira’ ve ‘cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı’ olarak belirlenmesi dikkat çekti.

Söz konusu iddianamenin, Ankara 18. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiği ancak henüz duruşma tarihi verilmediği; soruşturma sırasında ise Gökçen’in ifadesinin alınmadığı öğrenildi.

Kitapçıkta yer alan “Cumhurbaşkanı’nın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün siyasi ayağı olduğu, devleti FETÖ’ye teslim edenin Cumhurbaşkanı olduğu, Erdoğan’ın orduya kumpas kurma talimatı veren asıl kişi olduğu” gibi ifadeler nedeniyle Gökçen’in, ‘kitapçık yoluyla işlenen suçlardan’ yayımcı sıfatıyla sorumlu olduğu belirtildi. Bu kapsamda, Gökçen’in ‘iftira’ suçunu işlediği bu kapsamdaki söylemlerinin Türk Ceza Kanunu (TCK) 310. maddesi ile düzenlenen ‘cumhurbaşkanına fiili saldırı’ kapsamında da olduğu öne sürüldü.

“BAŞKA BİR TÜRKİYE’NÜN MÜMKÜN OLDUĞUNU GÖSTERDİĞİMİZ İÇİN BASKI GÖRÜYORUZ”

İddianameyi değerlendiren Gökçen, her üç gençten birinin işsiz olduğunu, özgürlüklerin baskılandığını, kadınlara cins kırımın uygulandığını belirterek “Devleti yönetenler, gençlerin isyanına kulak vermek yerine biz gençlere ve kadınlara baskısını artırıyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yöneticileri ve örgütlerimiz, halkın sorunlarına samimiyetle çözüm sunduğu, umutsuzluğa karşı bambaşka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu gösterdiğimiz için baskı görüyoruz” dedi.