LeMan dergisi davası 2 Şubat 2027’ye ertelendi

Altı dergi çalışanının “basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçlamasıyla yargılandığı dava, genel yayın yönetmeni Tuncay Akgün’ün ifadesinin yurt dışında alınmasına ilişkin evrakların eksikliği sebebiyle ertelendi.


CANAN COŞKUN

Haftalık mizah dergisi LeMan’ın 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yayımlanan bir karikatürde Hz. Muhammed ve Hz. İsa’nın tasvir edildiği iddiasıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” (TCK 216/1, 218) suçlamasıyla derginin altı çalışanına açılan davanın üçüncü duruşması bugün (13 Ekim) İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 

Duruşmada yazı işleri müdürü Aslan Özdemir ile davada yargılanan diğer kişilerin avukatları Fikret İlkiz, Samet Fidan ve Utku Can Akyol salonda hazır bulundu. Derginin genel yayın yönetmeni Tuncay Akgün ise yurt dışında olduğu için duruşmaya katılmadı.

 Duruşmaya geçen celse müdahil olma talebiyle başvuran ancak mahkemece reddedilen Muhammed Hasan Medineli de katılmak istedi ve müşteki tarafına oturmak istedi. Hâkim, Medineli’nin talebinin reddedildiğini hatırlatıp salondan çıkarılmasını emretti. Daha sonra Tuncay Akgün’ün istinabe işleminin evrak eksikliğinden dolayı tamamlanamadığı duyuruldu. Sanık avukatları eksik hususların tamamlanmasını istedi. Duruşma savcısı ise Tuncay Akgün’ün dosyasının ayrılmasını talep etti. Avukat Fikret İlkiz savcının talebine itiraz etti.

 Mahkeme, adli yardımlaşma kapsamında istinabe evraklarındaki eksiklikler giderildikten sonra istinabe işlemlerinin devam etmesine karar verdi. Savcının Tuncay Akgün yönünden dosyanın ayrılması talebinin bir sonraki celsede değerlendirmesine hükmeden mahkeme, bir sonraki duruşmanın 2 Şubat 2027 saat 13.30’da yapılmasına karar verdi.

 Dava hakkında

Çizer Doğan Pehlevan’ın LeMan dergisinin 26 Haziran 2025 tarihli sayısında yer alan karikatürü, İsrail’in Gazze’ye yoğun saldırılarının sürdüğü süreçte, yaşamını yitirmiş Muhammed ve Musa isimli iki figürün bombalanan bir şehrin üzerinde birbirlerine “Selamün Aleyküm” ve “Aleyhem Salom” diyerek selamlaşmalarını tasvir ediyordu. Karikatür, 30 Haziran’da sosyal medyada dolaşıma girmesiyle birlikte dinci grupların ve devlet otoritelerinin hedefi oldu. LeMan yönetimi, peygamber tasviri yapılmadığını açıklasa da dezenformasyon hızla yayıldı, derginin yer aldığı binaya saldıran ve önünde şeriat çağrıları yapanlar hakkında işlem yapılmazken Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, “dini değerlere ve kamu barışına saldırı” olarak değerlendirdiği karikatür nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurdu. 

Derginin yayın yönetmeni Aslan Özdemir, yazı işleri müdürü Zafer Aknar, grafiker Cebrail Okçu, müessese müdürü Ali Yavuz, çizer Doğan Pehlevan gözaltına alınarak tutuklandı. Yurtdışında bulunan genel yayın yönetmeni Mehmet Tuncay Akgün hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Derginin ilgili sayısı toplatıldı, LeMan’ın site ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi.

 İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu altı kişi hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla iddianame düzenledi. Aslan Özdemir, Zafer Aknar, Cebrail Okçu ve Ali Yavuz tutukluluklarına yapılan itiraz üzerine 26 Eylül 2025’te serbest bırakılana kadar yaklaşık üç ay hapiste tutuldu. Çizer Doğan Pehlevan hakkında davanın 14 Kasım 2025’te görülen ilk duruşmasında yurtdışına çıkış yasağı şartıyla tahliye kararı verildi ancak Pehlevan hapishaneden çıkamadı çünkü Temmuz 2025’te aynı zamanda “Cumhurbaşkanına hakaret” (TCK 299) suçlamasıyla da tutuklanmış ve bir dava daha açılmıştı. Pehlevan, bu ikinci davada 18 Kasım 2025’te verilen tahliye kararıyla serbest kaldı.

 Çizer Pehlevan, savunmasında iddianamede belirtildiği gibi toplumu kin ve düşmanlığa tahrik etme kastının olmadığını, aksine barış isteyen bir karikatür çizdiğini vurgulayarak toplumun değerlerine saygılı olduğunu söylemişti. Pehlevan, “Muhammed Müslümanları, Musa ise Musevileri temsil eden yaygın isimler. Karikatür, savaşta ölen iki insanın Allah’ın huzurunda kardeş olabileceğini anlatıyor” demişti. Karikatürün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Pehlevan’ın avukatı Kerem Altıparmak da müvekkilinin kelepçeli fotoğrafının basına servis edildiğini vurgulamış, “Ortada bir terör durumu yokken soruşturma terör bürosu tarafından yürütüldü” demişti. Avukat Fikret İlkiz ise iddianamenin Basın Kanunu’na aykırı biçimde hazırlandığının altını çizmişti. İlkiz, “Bu iddianame, savcılığın isteği üzerine yazılmış bir iddianamedir. Basın Kanunu ortadayken böyle bir durumun gerçekleştirilmesi bu iddianamenin siyasi saiklerle yazıldığını gösteriyor. Türkiye’de ilk kez bir grafikere ‘Karikatürü gördün mü?’ diye soruluyor” demişti.

Dava derginin genel yayın yönetmeni Tuncay Akgün hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesi için ertelenmişti.

Davanın 5 Mayıs 2026’da görülen ikinci duruşmasında mahkeme derginin Tuncay Akgün’ün ifadesinin yurt dışında bulunduğu yerde alınmasına karar vermiş, duruşma savcısı da esas hakkındaki görüşün hazırlanması için dosyanın savcılığa gönderilmesini istemişti.