Yazar ve gazeteci Ahmet Altan serbest bırakıldı

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, tutuklu yazar ve gazeteci Ahmet Altan ve daha önce tahliye edilen gazeteci Nazlı Ilıcak hakkındaki hapis cezası hükümlerini bozdu. Daire Ahmet Altan’ın, bozma gerekçesi ve tutuklulukta geçirdiği süreyi dikkate alarak tahliyesine karar verdi


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), tutuklu yazar ve gazeteci Ahmet Altan’ın başvurusuna ilişkin kararını 13 Nisan 2021 tarihinde açıkladı. Altan’ın Ocak 2017’de yapılan başvurusunda özgürlük ve güvenlik hakkı ile ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini tespit eden AİHM, Altan’a 16 bin euro tazminat ödenmesine hükmetti.

Strazburg Mahkemesi, tutukluluğun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 5/1 maddesindeki özgürlük ve güvenlik hakkını ve 10. maddede güvence altına alınan ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine 1’e karşı 6 oyla karar verdi.

Yazar ve kapatılan Taraf gazetesinin eski Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, 2016’da yazdığı üç makale ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden bir gece önce katıldığı bir televizyon programında yaptığı siyasi yorumlarına dayandırılan suçlamalar nedeniyle Eylül 2016’dan beri tutuklu bulunuyordu.

Altan’ın avukatı Figen Çalıkuşu, Twitter’dan yazarla fotoğrafını paylaşarak, “Ahmet Altan’ı biraz evvel karşıladım. Özgürlüğe ilk adım…” diye yazdı. Altan’ın kızı Sanem Altan da yaptığı paylaşımda; “Böyle büyük sevinçlerin bile nasıl başkalarının acılarına karıştığını işte yine yaşayarak öğreniyorum bu memlekette! Darısı bu ülkenin tüm acıları için” ifadelerini kullandı.

AİHM: “ALTAN’IN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLAL EDİLDİ”

Expression Interrupted’ta yer alan habere göre Altan’ın suç işlediğine dair makul şüphenin bulunmaması nedeniyle tutukluluğunun Sözleşme’nin 5/1 maddesini ihlal ettiği sonucuna varan AİHM’in kararında “Mahkeme özellikle, Altan’ın hükümeti devirme planının parçası olduğuna dair hiçbir kanıt bulunmadığına karar vermiştir. Bu nedenle, söz konusu eylemlerin, başvurucunun iddia edilen suçları işlediğine dair ‘makul şüpheye’ dayanak teşkil edemeyeceğini değerlendirmiştir. Mahkeme, darbe teşebbüsü ve sonrasında kesin olarak gerekli olduğunun söylenemeyeceğini kaydetmiştir” tespitine yer verildi. Kararda Altan’ın siyasi eleştirilerinin, darbe girişimiyle ilgili önceden bilgi sahibi olduğunun bir göstergesi olarak görülemeyeceği de tespit edilmiş oldu.

Basın özgürlüğü de dahil olmak üzere ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun temellerinden olduğunu belirten AİHM, Altan’a “terör örgütüne üye olmaksızın bilerek yardım etmek” suçlamasıyla verilen cezanın, sözleşmenin 10. Maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğüne bir müdahale oluşturduğunu kaydetti.

AİHM, 1’e karşı 6 oy çokluğuyla, Altan’ın tutukluluğunun siyasi nedenle olduğu yönünde 5. Madde ile bağlantılı olarak 18. Maddenin ihlal edildiği yönündeki şikâyette de ihlal bulmadı.

Altan’ın tazminat talebiyle başvurabileceği etkili bir hukuk yoluna erişiminin olmadığına ilişkin şikâyeti ile ilgili olarak ise AİHM, yine Sözleşme’nin 5/5 maddesinin (özgürlük ve güvenlik hakkı) ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verdi.

TUTUKLULUĞU SIRASINDA YAZDIĞI ROMANI HENÜZ TÜRKÇEYE ÇEVRİLMEDİ

Ahmet Altan, 1982’de ilk romanı Dört Mevsim Sonbahar yayımlanmadan evvel pek çok kitabın çevirisini üstlendi. Diğer romanları sırasıyla Sudaki İz (1985), Yalnızlığın Özel Tarihi (1991), Tehlikeli Masallar (1996), Kılıç Yarası Gibi (1997 -1998 Yunus Nadi Ödülü), İsyan Günlerinde Aşk (2001), Aldatmak (2002), En Uzun Gece (2004), Son Oyun (2013), Ölmek Kolaydır Sevmekten (2015). Tutukluluğu sırasında yazdığı denemelerden oluşan, Yasemin Çongar’ın çevirisiyle İngilizce’de yayımlanan ve başka dillere de çevrilen fakat henüz Türkiye’de yayımlanmayan Dünyayı Bir Daha Göremeyeceğim kitabı ile 2019’da prestijli Geschwister-Scholl Ödülü’ne layık görülmüştür.