Menajer Tolga Akış tutuklandı

Manifest grubunun kurucusu ve menajeri, “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçlamasıyla tutuklandı.


İstanbul Başsavcılığının başlattığı soruşturma kapsamında “müstehcenlik”, “uyuşturucu madde kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından dün (27 Ağustos) gözaltına alınan Manifest grubunun kurucusu ve menajeri Tolga Akış “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçlamasıyla tutuklandı.

Daha önce Tolga Akış’la birlikte çalışan fotoğrafçı Mesut Adlin, Akış’ın Manifest grubu üyeleriyle çalışma düzeni, sözleşmeleri, gelir paylaşımlarına ilişkin çeşitli iddiaları kamuoyuyla paylaşmıştı. Akış’ın suç duyurusunda bulunmasının ardından önce Mesut Adlin gözaltına alınmış, ardından da Akış gözaltına alınarak ifade vermeye çağrılmıştı. Akış, savcılıktaki ifadesinden sonra mahkemeye sevk edilerek tutuklandı.

Savcılığın mahkemeye sevk yazısında Akış’ın Manifest grubunun kurucusu ve yapımcısı olduğu, çeşitli zamanlarda birçok konser organize ettiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: 

  • “Müstehcenlik kavramının ceza hukuku bağlamında salt çıplaklık, bedenin görünürlüğü yahut kişiden kişiye değişen subjektif bir ahlak anlayışı üzerinden değerlendirilebilecek bir kavram olmadığı, müstehcenliğin içeriğin bütünlüğü ve ele alınış biçimiyle beraber hedeflendiği veya fiilen ulaştığı kitle ile birlikte değerlendirildiğinde özellikle çocukların ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimleri üzerindeki etkisiyle birlikte belirlenmesi gerekir.”
  • “Bu paylaşımlar ile toplumun bireylerini lezbiyen, gay, biseksüel, travesti veya transseksüelliği de özendirici ve teşvik edici davranışlara yönlendirebileceği, söz konusu paylaşımların toplumun ahlaki değerlerine ve Anayasa’nın 41. maddesine uygun olmadığı, dolayısıyla edep ve haya bakımından yine benzer şekildeki faaliyetlere/eylemlere ilişkin toplumun ortak ahlaki değerleri ile Anayasa’nın 41. maddesinde güvence altına alınan ‘Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları’ bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir.”
  • “Anayasa hükümleri, devletin de çocukların her türlü istismara ve şiddete karşı korunmasında tedbirler almasını devlete bir pozitif yükümlülük olarak yüklediği, bu kapsamda çocukların ve gençlerin herhangi bir filtreleme mekanizması dahi bulunmaksızın söz konusu grubun eylemlerine ve faaliyetlerine doğrudan ulaşabilmesi, söz konusu Manifest grubunun yapımcısı olan şüphelinin, bu grubun eylem ve hareketlerinin sorumlusu olarak geniş kitlelere ulaşacak şekilde basın/yayın gibi yayın araçlarını kullanarak kamuya sunduğu ve meşrulaştırdığı tespit edilmiştir.”