Aksoy, “Aurora’nın Doğuşu” adlı animasyon filminin Aralık ayında Diyarbakır’da düzenlenen gösterimi için kurumu adına izin başvurusunu imzalaması nedeniyle yargılanıyor
Diyarbakır’da, Ermeni soykırımını konu alan “Aurora’nın Doğuşu” adlı animasyon filminin gösterimi için kurumu adına başvuru dilekçesini imzalayan sinemacı Rojhilat Aksoy hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 301. maddesi kapsamında dava açıldı. Filmin üretiminde herhangi bir rolü olmayan Aksoy’un yalnızca gösterim başvurusunda imzasının bulunmasından dolayı yargılanması dikkat çekiyor.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 17 Aralık’ta Sezai Karakoç Kültür Merkezinde gösterilen filmde yer alan bazı ifadeler suçlama konusu yapıldı. Savcılık, filmdeki anlatımların “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve devletin kurum ve organlarını alenen aşağılama” suçunu oluşturduğunu ileri sürerek Aksoy’un cezalandırılmasını talep etti.
İddianamede, filmde “1915 olaylarının soykırım olarak nitelendirildiği, dönemin isyanlarının özgürlük mücadelesi şeklinde sunulduğu ve Ermenilere yönelik zorla din ve isim değiştirme gibi uygulamaların anlatıldığı” belirtiliyor. Savcılık ayrıca, filmde yer alan bazı sahnelerin “gerçeğe aykırı” olduğu iddiasını da suçlamaya dayanak yaptı.
Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre, iddianamede özellikle Osmanlı ordusuna alınan Ermeni erkeklerin geri dönmediğine ilişkin anlatımlar ile nehirde cenazelerin bulunduğunu gösteren sahneler hedef alındı. Bu anlatımların “olmayan olayları yaşanmış gibi gösterdiği” ileri sürüldü.
Ermeni yönetmen Inna Sahakyan tarafından yönetilen ve 2022 yapımı olan film, 1915’te yaşananları soykırım olarak niteliyor ve tehcir sırasında ailesinin büyük kısmını kaybedip uzun bir kaçış yolculuğunun ardından ABD’ye ulaşan genç Ermeni kadın Aurora Mardiganyan’ın tanıklığı üzerinden izleyiciye aktarıyor. Ancak soykırım ifadesi Türkiye tarafından resmi olarak kabul edilmiyor.
Aksoy’a karşı açılan dava bu tarihi tartışmanın cezai boyut kazandığı örneklere bir yenisini ekliyor. Daha önceki yargılamalarda “Ermeni soykırımı” ifadesinin kullanımının ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceğine dair kararlar verilmişti. 2 Temmuz 2024’te gazeteciler Haluk Kalafat ve Elif Akgül, Bianet haber sitesinde yayımlanan yazılar nedeniyle yöneltilen benzer “Türk milletini alenen aşağılama” suçlamalarından beraat etmişti.
Davayı dikkat çekici kılan bir diğer unsur ise, Aksoy’un filmle herhangi bir yaratıcı bağının bulunmaması. Filmin üretim sürecinde hiçbir rolü olmayan Aksoy hakkında dava açılmasının tek nedeni, o tarihte Ortadoğu Sinema Akademisi Derneğinin başkan yardımcısı olarak kurum adına gösterim izni için yapılan resmi başvuruda imzasının yer alması. Bu durum, ifade özgürlüğü alanındaki kısıtlamaların farklı düzeyleri de kapsayacak şekilde giderek genişlediğinin bir göstergesi.
Aksoy, hakkında açılan davanın ilk duruşmasında yaptığı savunmasında, söz konusu filmin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek suçlamaları kabul etmedi.
Davanın ikinci duruşması 6 Nisan’da Diyarbakır 22. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek.
“Aurora’nın Doğuşu,” Haziran 2022’de Annecy Uluslararası Animasyon Film Festivali’ndeki ilk gösteriminin ardından Ermenistan tarafından 2023 Oscar Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Film kategorisi için aday adayı olarak gösterildi. Film Avrupa ve ABD’deki çeşitli festivallerde çok sayıda ödül kazandı.
