Sorularla Wikipedia sansürünün 2. yılı

AHMET A. SABANCI

Türkiye’de internet sansürü ağırlıkla politik ve ahlaki gerekçelerle gerçekleştiriliyor. 5651 no’lu yasa da, bu keyfi engelleme kararlarını hukukuna uydurmak ve interneti daha iyi kontrol edebilmek için hazırlanan harika bir kılıftı. Bu alışkanlık ve ona uydurulan kılıf sayesinde şu anda yüz binlerce websitesi Türkiye’den erişime engelli.

Bunların arasındaki en büyük isimse Wikipedia. 2017 yılında yalnızca hükümet yöneticilerini kızdıran kimi bölümler içerdiği için “Türkiye’ye karşı karalama kampanyası” yürüttüğü iddia edilerek, tamamen gönüllüler tarafından yürütülen dünyanın en büyük bilgi kaynağına erişimimiz kesildi. Bugün ise bu engellemenin ikinci yıl dönümündeyiz.

Artık normalleştirdiğimiz ve neredeyse neden ve nasıl engellendiğini unuttuğumuz Wikipedia üzerine hazırladığım bu yazıda sürecin nasıl ilerlediğini, sansüre sebep olan başlıkların neler olduğunu ve yakın zamanda Wikipedia’ya kavuşma şansımız olup olmadığını anlattım.

1. Wikipedia ne zaman ve nasıl engellendi?

Wikipedia, 29 Nisan 2017 tarihinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun 5651 sayılı kanuna dayanarak aldığı idari tedbir kararıyla engellendi. Sabah 08:00’da alınan ve hemen uygulamaya konularak wikipedia.org alan adı ve tüm alt alan adlarını engelleyen bu kararın etkilerini ilk tespit eden Turkey Blocks ekibi olmuştu.

2. Wikipedia’nın engellenmesinin gerekçesi neydi?

Başlangıçta engellemenin gerekçesi açıklanmamıştı ve BTK’nın aldığı kararda da engellemeye neyin sebep olduğuna dair herhangi bir bilgi yer almıyordu. Kararın hemen ardından araya giren tatiller sebebiyle de Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yaman Akdeniz ve avukat Kerem Altıparmak, kararla ilgili itirazlarını ancak 2 Mayıs’ta Ankara 2. Sulh Ceza Hakimliğine yapabildi ve bu dilekçede karara gerekçe olan maddeler de ortaya çıktı.

Dilekçeye göre, engellemeye sebep olan maddeler Wikipedia’nın İngilizce sitesinde yer alan “State-sponsored terrorism” ve “Foreign involvement in the Syrian Civil War” maddelerinde Türkiye’yle ilgili yazılan içeriklerdi. Dönemin Ulaştırma Bakanlığı, bu içerikleri “Uluslararası arenada Türkiye’ye karşı bir karalama kampanyası” olarak nitelendirmişti.

Wikipedia’da hala erişilebilir olan bu başlıklara ve içeriklere baktığımızdaysa ortada herhangi bir karalama kampanyası görmek mümkün değil. “State-sponsored terrorism” maddesinde Türkiye’yle ilgili yazılanlar genellikle Türkiye’nin diğer ülkelerdeki muhalif gruplarla olan ilişkileri üzerine. Bu gruplar kimi ülkeler tarafından terörist olarak tanımlandığından dolayı bu başlığın kapsamına girmesi doğal. Aynı başlık içerisinde ABD, Birleşik Krallık, Birleşik Arap Emirlikleri ve daha birçok ülke hakkında da benzer içerikler mevcut.

“Foreign involvement in the Syrian Civil War” maddesinde de durum benzer. Türkiye alt başlığında herkesin erişebildiği haberler ve içerikler derlenmiş, üstelik sonrasında yalanlanan iddiaların hepsinde de bunlar belirtilmiş.

Ancak her iki maddede de muhtemelen hükümeti rahatsız eden nokta, Cumhuriyet gazetesinin 29 Mayıs 2015’te manşetten verdiği MİT’in Suriye’ye silah taşıdığı iddialarına ve bununla ilgili yazılan Wikipedia maddesine yer veriliyor olması. Bu konuda hükümet yetkililerinin yalanlamaları dışında herhangi bir somut belge söz konusu olmadığı için Wikipedia bu konuyu olduğu gibi ele alıyor.

3. Wikipedia’da herkes değişiklik yapabiliyor. Neden içeriği değiştirmediler? Erişimi engellemekten başka yol yok muydu?

Evet, Wikipedia’da isteyen herkesin değişiklik yapma ve yeni içerik ekleme imkanı var. Fakat bu içeriklerin hepsi gönüllü ve bağımsız çalışan bir editör ekibin kontrolünden geçiyor ve eğer Wikipedia İçerik Değerlerine uygun değilse kaldırılıyor. Söz konusu politik veya güncel bir konu olduğunda ise bu içerik değerleri içerisinde en önemlisi doğrulanabilirlik ve kaynakların olması.

Wikipedia’nın engellenmesine sebep olan başlıklara ve içeriklere baktığımızda, bunların hepsinin kaynaklarla ve ek bilgilerle desteklendiğini görüyoruz. Böyle bir durumda eğer bu başlık içerisinde bir değişiklik yapmak isterseniz, değiştirmek istediğiniz içeriğin kaynaklarının yanlış olduğunu göstermeniz ya da aksini kanıtlayan kaynaklar bulmanız gerekiyor. Böyle bir durumda birkaç hükümet yetkilisinin talebi veya açıklamaları da kanıt olarak kabul görmüyor.

Engelleme gerekçesiyle ilgili BTK’nın Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, bahsedilen içeriklerin “tüm girişimlere rağmen kaldırılmadığı”, “doğru bilgilerle edit edilmesine izin verilmediği” ve “HTTPS kullanımından dolayı tüm sitenin engellenmek zorunda kaldığı” söyleniyor.

Bunları tek tek ele almak gerekirse, Wikipedia’da herhangi bir girişimle içerik kaldırmak nadir koşullar dışında mümkün değil. Eğer gerçekten yanlış bir bilgi varsa, bir vandalizm durumu söz konusuysa ya da taraflı bir içerik olduğu tespit edilirse bunlar kaldırılabiliyor. Fakat bu içeriklere yapılan itirazların tamamı politik perspektif temelinde olduğundan ve Wikipedia’nın tarafsızlık ilkesi herhangi bir şekilde politik taraf tutmayı yasakladığından dolayı, içeriklerin bu gerekçeyle kaldırılması mümkün değil.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, içerikler ancak Wikipedia İçerik Değerlerini karşılarsa kabul ediliyor. Eğer bu değerleri karşılayan bir içeriği aynı seviyede bir içerikle değiştirmezseniz ve gerekçenizi, o içeriğin neden böyle değişmesi gerektiğini açıklayamazsanız editörler yaptığınız değişiklikleri geri alabilir. Efe Kerem Sözeri’nin de yazısında belirttiği üzere, bu bölümde yapılan değişikliklerin çoğu yeni bilgi eklemek yerine tamamen bilgiyi kaldırmaya yönelik çabalar. Böyle bir durumda bu değişikliklerin hiçbirisinin editörler tarafından kabul edilmesi söz konusu bile olamazdı.

Son olarak HTTPS, normal websitelere bir ek güvenlik sağlayan ve tarayıcınız ile website arasında trafiğinizin şifrelenmesini sağlayan bir sistem. Eğer bir site bu özelliğe sahipse, İnternet Servis Sağlayıcınız yalnızca o siteyi ziyaret ettiğinizi görebilir fakat o sitede ne yaptığınızı ya da hangi sayfayı okuduğunuzu göremez. Bunu belirten BTK, aslında “Eğer Wikipedia HTTPS kullanmasaydı yalnızca o başlıkları engellerdik ama kullanıcılarına güvenlik sağladıkları için hem onları hem de kullanıcıları cezalandırıyoruz” demekte.

4. Dünyada Wikipedia’yı engelleyen başka ülke var mı?

Wikipedia’nın kısmi olarak engellenmesi, kurulduğu zamandan bu yana karşılaşılan bir durumdu. Özellikle 2015 yılında tamamen HTTPS kullanmaya başlayana kadar İran, Rusya, Çin ve daha birçok ülke zaman zaman yalnızca belirli başlıkları engelleme yolunu tercih etti.

Ancak Wikipedia’nın tamamen engellenmesi genellikle ekstrem diyebileceğimiz ve çok kısa süreler için gerçekleşen bir durum. Wikipedia’ya karşı kısmi engellemeler konusunda öncesinde çok katı bir tavra sahip olan İran bile, Wikipedia HTTPS’ye geçiş yapınca tamamen engellemek yerine tüm engellemeleri kaldırmayı tercih etti. Kısa süreli tamamen engellemelere bazı örnekler şöyle:

  • Pakistan’da 2006’da 7 saat, 2010’da birkaç gün dini sebeplerle;
  • Suriye’de Arapça Wikipedia 2008-2009 arasında bir yıldan kısa bir süre;
  • Tunus’ta 2006’da 4 gün boyunca;
  • Venezuela’da 2019 yılında politik gerekçelerle bir gün.

Bunlara tek istisna olarak Çin’i gösterebiliriz. “Great Firewall of China” olarak bilinen Çin’in sansür mekanizmaları birçok siteyi ve hatta kelimeyi sürekli sansürlüyor. Wikipedia da zaman zaman kısmi engellemelerle karşılaştı ve kısa süreliğine tamamen engellenmişti. Kısa bür süre öncesine kadar da Çince ve Japonca Wikipedia dışında hepsine erişilebiliyordu. Ancak GreatFire.org’a göre, 22 Nisan’dan bu yana Çin’de Wikipedia tamamen engellenmiş görünüyor.

5. Engellemenin yakın zamanda kaldırılması söz konusu mu?

Yakın zamanda Wikipedia için konulan engellemede herhangi bir değişiklik olacağa benzemiyor. İlk gününden itibaren Wikimedia Foundation, Susma Platformu, Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak bu yasağın kalkması için yasal mücadeleyi sürdürüyor fakat Ankara 1. ve 2. Sulh Ceza Mahkemelerine yapılan itirazların hepsi reddedildi ve Anayasa Mahkemesi de uzun bir süredir bu konudaki itirazları ele almıyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidilse bile bu sürecin ne kadar süreceği veya orada ele alınıp alınmayacağı konusunda da kesin bir şey söylemek güç.

Hükümet tarafında da bu konuda herhangi bir tavır değişikliği görünmüyor. Tamamen politik gerekçelere dayanan bu sansürü, Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan Kasım 2018’de Sezgin Tanrıkulu’nun konuyla ilgili soru önergesine verdiği cevapta “Yapılan son kontroller neticesinde, erişim engellenmesine dayanak oluşturan içeriklerin muhteviyatının yeterli ölçüde değiştirilmediği görülmüştür” diyerek savunmuştu. Benzer şekilde yine Tanrıkulu’nun aynı konuya ilişkin Şubat 2019’da verdiği soru önergesine Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay adına verilen cevapta bu engellemenin “Türkiye’nin terör örgütleri ile yan yana gösterildiği” için uygulandığı belirtilmiş ve engelin kaldırılmasına dair herhangi bir işaret verilmemişti.

Tüm bunlara bir arada baktığımızda, yakın zamanda bu kararın geri çekilmesinin pek de mümkün olmadığını görüyoruz.

6. İkinci yılına giren Wikipedia engellemesini ve devamında gelişen süreci, Türkiye’de internet sansürü bağlamında nasıl yorumlayabiliriz?

Wikipedia sansürü ve devamında gelen sürecin belki de biz internet kullanıcıları açısından en karamsar göstergelerinden birisi, artık sansürü ve eksik bir interneti ne kadar benimsediğimizi göstermesi oldu. 2011 ve sonrasında gelişen süreçte internet sansürüne ve 5651 no’lu yasa teklifine gösterilen tepkilerin ve yapılan eylemlerin yerini şu anda bir sessizlik ve kabullenmişlik hâli almış durumda. Elbette bunda ülkedeki güncel atmosferin etkisi de var, fakat bu durum en temel insan haklarından birisi olan ifade özgürlüğünün ve bilgiye erişme hakkımızın elimizden alınıyor olmasına bu derece sessiz kalmamızın tek gerekçesi değil.

Giderek daha fazla içselleştirdiğimiz bu sansürlü interneti artık eleştirmek veya değiştirmek için çaba harcamak bile gereksiz geliyor insanlara. Wikipedia sansüründen sosyal medyada bahsettiğinizde, genellikle “Başına 0 koy” ya da “VPN kullan yok sansür falan” şeklinde cevap veren insanları görüyoruz. Ya da “devlet yapıyorsa vardır bir bildiği” yaklaşımını. Bu örnekleri eleştirmek için değil ama durumu ne kadar kanıksayıp normalleştirdiğimizi göstermek için aktarıyorum.

Üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, dünyanın en büyük bilgi kaynaklarından birisine tamamen erişemeyen tek ülke (Çin’deki güncel sansürle iki ülkeden biri) olmamızı bu kadar hızlı bir şekilde kabul etmiş olmamız ve buna itiraz etmek yerine alternatiflerle yetinmeyi tercih etmemiz, sansürün giderek yaygınlaşmasına ve doğallaşmasına bilinçli ya da bilinçsiz bir şekilde katkıda bulunmamız anlamına geliyor.

Medyanın hemen her alanında tekelleşmenin, sansürün ve otosansürün hakim olduğu günümüz koşullarında, internet her ne kadar sürekli kontrol edilmeye sansürlenmeye çalışılsa da, kalan son özgür alanlardan birisi. Ülkemizde ciddi darbeler almış olabilir fakat hâlâ bu engellemelerden ve baskıdan kurtulma şansı olduğuna inanmamız ve onun için mücadele etmemiz gerekiyor. Sansürü kabullenip etrafından dolanılacak bir şey olarak değil, yaşadığımız toplumun önünde bir engel ve hepimiz için bir utanç sebebi olarak görmemiz lazım.