Kültür ve Turizm Bakanı: “Türkiye’de sansür yok”

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 14 Kasım tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığının 2020 yılı bütçe sunumunu yaparken, Bakanlığın yayınlanan eserlerin içeriğini denetleme yetkisine sahip olmadığını, hiçbir eserin basılmadan önce içeriğine yönelik bir inceleme ve yaptırıma tabii tutulamayacağını ve bunun alenen sansür uygulaması olacağını, Türkiye’de kesinlikle sansür yapılmadığını söyledi.

Evrensel gazetesinden İsmail Afacan, Ersoy’un bu sözlerini Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Başkanı Kenan Kocatürk, Yayıncılar Kooperatifi Başkanı İlbay Kahraman ve Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner ile değerlendirdi.

Değerlendirmede yayıncılık sektöründe sansürün farklı biçimlerde uygulandığına, Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun bazı kitapları sansürlediğine ve yayınevleri ile yazarların siyasal atmosferden kaynaklı otosansür uyguladıklarına dikkat çekildi.

Evrensel’de yayınlanan yazıda Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Başkanı Kenan Kocatürk, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunun geçtiğimiz aylarda dört çocuk kitabını yasaklatmasından ve yerel mahkemelerin kitap toplatma kararlarından bahsederek bunların sansür olduğunu ifade etti.

Yayıncılar Kooperatifi Başkanı İlbay Kahraman yayınevlerinin ve yazarların ülkedeki siyasal ortamdan kaynaklı otosansür yaptıklarını, ayrıca dağıtımcıların bazı kitapları ‘Sipariş yok’ diyerek halka ulaşmasını engellediğini ifade etti.

Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner, geçtiğimiz yıllarda basımevinde Ahmet Şık’ın kitabının müsveddelerine el konulduğunu ve Şık’ın hapis yattığını, çocuk kitaplarının muzır sayılarak toplatıldığını, yayınevleriyle kitabevlerinin basıldığını, Evrensel Kültür dergisinin bir sayısının KHK’lerle yasaklandığını, Evrensel Basım Yayın’ın yayınevine el konulduğunu, hapiste olan gazetecileri ve yazarları hatırlatarak, “Kültür ve Turizm Bakanının söyledikleri suya yazılıdır” dedi.