Bakur yargılamaları: Bugün söyleyecekleriniz yarın aleyhinize delil olarak kullanılabilir

2015’te yapımı tamamlanan Bakur filmi nedeniyle yargılanan görüntü yönetmeni Koray Kesik yine hâkim karşısındaydı


Fotoğraf: Metin Yoksu

METİN YOKSU, BATMAN

Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinde Mayıs 2018 tarihinden bu yana, yönetmen koltuğunda Çayan Demirel ile gazeteci Ertuğrul Mavioğlu’nun bulunduğu Bakur belgeselinin yargılamalarını takip ediyorum.

Geçmiş yıllarda “Bakur davası,” “Bakur yargılaması” demem yetiyordu. Ancak artık çoğul eki kullanmak zorundayım. Zira belgesel filmin görüntü yönetmeni Koray Kesik de 2015 yılında gösterime giren film nedeniyle yargılananlar kervanına katıldı 2024 itibarıyla.

Kesik, bugüne kadar 60’tan fazla belgesel film projesinde yer almış, alanında haklı bir üne sahip bir görüntü yönetmeni. 2015 yılında seyirciyle buluşan Bakur belgeselinin yapımındaki rolü nedeniyle Mayıs 2024’te gözaltına alındı, daha sonra hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla dava açıldı. 2 Nisan günü bu davanın ikinci duruşması görüldü; duruşma sonunda ara kararını açıklayan mahkeme davayı 12 Mayıs’a erteledi.

Bakur belgeseline yönelik ilk dava filmin 2015’te seyirciyle buluşmasından iki yıl sonra yönetmenler Ertuğrul Mavioğlu ve Çayan Demirel’e açıldı. 2018’de Batman’da görülmeyen başlayan dava 2024’te Mavioğlu ve Demirel’e verilen 2 yıl 13’er aylık cezaların 2024’te istinafta onanmasıyla sonuçlandı.

Yapımına 2013’te başlanan ve iki yılda tamamlanan 92 dakikalık Bakur belgeseli, ya da tam adıyla “Bir Gerilla Belgeseli: Bakur,” o dönemde yaşanan çözüm süreci çerçevesinde Abdullah Öcalan’ın silahları bırakma ve Kandil’e çekilme çağrısının ardından yaşananları anlatıyor. Gözlemci belgesel tekniğiyle çekilmiş, sinematografisi güçlü bir belgesel film.

Ancak filmin tamamlanmasıyla birlikte çözüm süreci de sona erdi ve askeri operasyonlardan kayyım atamalarına ve binlerce insanın tutuklanmasına ve yargılanmasına neden olan büyük bir tufan yaşandı.

Bakur da “süreçten” nasibini alanlar arasında. 2015’te belgeselin Batman’da, bugün yerine süs havuzu yapılan Yılmaz Güney Sineması’nda gösterimi yapıldı. Hazırlanan iddianamelere göre bir polis memuru da filmi izlemiş, notlar tutmuş ve böylece önce soruşturmalar sonra davalar açılmış.

Mavioğlu ve Demirel’in davalarının görülmeye başlandığı Mayıs 2018 tarihinden bu yana Bakur belgeselinin kaç haberini yaptım, kaç röportaj ve söyleşi gerçekleştirdim, ben bile sayısını unuttum. Bugün de (2 Nisan) yine Batman’da bu kez görüntü yönetmeni Koray Kesik’in yargılamasını takip ediyorum.

Yıllardır kayyım yönetiminde bulunan, çocukluğumun bir döneminin geçtiği ve 2018 yılından bu yana yaşadığım bu kente, iyi sinemacılar ve yönetmenler gelse, filmler gösterilse, sinemadan, edebiyattan sanattan konuşsak keşke derim hep. Ancak maalesef yargılamaları nedeniyle kendilerini Batman’da görüyoruz.

Bugün de öyle oldu. Kesik’in “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yargılandığı dosyada, MLSA’nın hukuk biriminden avukat Emine Özhasar hazır bulunurken; dayanışma amacıyla Batman İHD Şubesi yöneticileri, yapımcı Ayşe Çetinbaş, sanatçı Nazmi Kırık, Ortadoğu Sinema Akademisi temsilcileri ile İstanbul ve Ankara’dan sinema emekçileri de duruşmaya katıldı. Belgesel film yönetmeni ve video aktivizmiyle tanınan Sibel Tekin de buradaydı. Sibel ile uzun zamandır görüşemediğimiz için “Artık yargılama olmadan gel bu kente” demek zorunda kalışımız… Ya da film yapımcısı Özkan Küçük’ün Rojbaş filminde merak ettiğim bir sahneyi sinema oyuncusu Nazmi Kırık ile konuşmak zorunda kalışımız…

Savunma mı özgeçmiş sunumu mu?

Peki, duruşmada neler yaşandı? Defalarca duruşma izlediğim Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin salonunda yine aynı sahneler vardı ama bu sefer farklı bir hisle. Hâkim karşısında soru dahi sormadan, “anlat” diyen bir yaklaşımın önünde savunmadan çok belgeselciliğini anlatan Kesik’i dinlerken, “Acaba yargılanıyor mu, yoksa iş başvurusu için özgeçmiş mi sunuyor?” diye düşündüm.

55 yaşındaki tecrübeli görüntü yönetmeni tek tek projelerini saydı. Çektiği reklam filmlerini, kamu spotlarını, klipleri sıraladı. Karadeniz’den Katar’a uzun yol tır şoförleriyle yaptığı yolculukları, Ege’den Kürt kentlerine toplumun her kesimiyle çalıştığını anlattı.

Hâkim için, bu kadar çok projede çalışmış bir sinemacı karşısında “Ben de şu kadar ceza davası yönettim, şu kadar beraat, şu kadar ceza verdim” der mi diye düşünmeden edemedim.

Ardından hâkim, “Bakur belgeselini nasıl planladın?”, “Ertuğrul Mavioğlu, Çayan Demirel ile ilişkin nedir?” sorularını yöneltti.

“O dönem çözüm süreci vardı. Kandil’den Türkiye’nin resmî ajansları ve televizyon kanalları yayın yapıyordu. Bizler de heyecanlıydık, barış gelecek diye… Bir gün Ertuğrul beni aradı ve teklifte bulundu. Tüm ekonomik şartlarda anlaştıktan sonra ben de ekibe dahil olarak işimi yaptım,” diyerek yanıtladı Kesik.

MLSA avukatı Emine Özhasar ise belgesel ve belgeselci kavramlarının Türk Dil Kurumu tarafından nasıl tanımlandığını anlatarak savunmasına başladı.

Hukukun siyasi atmosfere göre şekil alamayacağını vurgulayan Özhasar, bugün de bir barış süreci yaşandığını ve bu yargılamada yaşananlara bakılacak olursa 13 yıl sonra bugünleri kayıt altına alanların da ileride yargılanabileceğini söyledi.

2015 yılından bugüne tam 11 yıl geçti. O kadar iyi öğrendik ki geçmişte çekilen fotoğraflar, yazılan haberler, yazılan her satır, çekilen filmler ve benzeri içeriklerin hepsi yargılamaların ve tutuklamaların nedeni olabildi. Bu yüzden bu siyasi atmosferde oto sansür giderek yaygınlaşıyor. İnsanlar söyleyeceklerinde ve yapacaklarında daha temkinli davranıyor.

“Benim işim tarihe tanıklık etmek”

Duruşma 12 Mayıs’a ertelendi. Duruşma sonrası Kesik’e, bugün yeniden bir yönetmen teklif gelse, bugünün barış sürecini çekip çekemeyeceğini sordum. Hiç tereddüt etmeden, “Benim işim tarihe tanıklık etmektir” diye yanıtladı.

Evet, belki bu yazı dahi yarın bir yargılama konusu olabilir. Susma hakkına sahip olabilirsiniz. Bugün söyleyeceğiniz, çektiğiniz her şey yarın aleyhinize delil olarak kullanılabilir.

İfade özgürlüğünü ve belgeleme hakkını susturdukları anda, işte o zaman lehimize delil bulmakta zorlanabiliriz.