“Sanat özgür ortamlarda yeşerip büyümeli”

sinemacı

Sinema yapımcıları ile MARS grubu arasında yaşanan krizde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın da devreye girmesinin ardından sinemacılar, bakanlığa yakında yürürlüğe girmesi beklenen sinemaya dair yasa teklifinin yeniden düzenlenmesi için çağrıda bulundukları bir metin sundu.

Sansürün ve yasağın önünü açacağı öngörülen Sinema Filmlerinin Desteklenmesi ve Sınıflandırılması ile ilgili 5224 sayılı kanunun güncellenmesine ilişkin mecliste görüşülecek yasa teklifine değinilen çağrı metninde, yasanın sınıflandırma ve değerlendirme ile ilgili maddelerinde, “komisyonca uygun bulunulmayan filmler ticari dolaşıma ve gösterime sunulamaz” önermesinin kaldırılması talep edildi.

2004 yılında yürürlüğe giren kanunun, askeri vesayet anlayışı olan sansürcü ve yasakçı anlayışı kaldırdığının vurgulandığı metinde, Türkiye sinemasının bugünkü ulusal ve uluslararası başarısında payı olan bu yasanın ruhunun terk edilmemesi gerektiği vurgulandı.

Aralarında Nuri Bilge Ceylan, Erden Kıral, Onur Saylak, Handan Öztürk, Hüseyin Karabey, Kadir İnanır, Pelin Esmer, Ercan Kesal, Yeşim Ustaoğlu, Emin Alper, Zeynep Dadak, Aslı Özge, Çağan Irmak ve Yılmaz Erdoğan’ın da bulunduğu birçok isim, yeni yasa teklifi kapsamında festivallerde gösterilecek filmlere yönelik düzenleme ile destekleme kurullarının oluşturulmasında sinema sektörü üyelerinin azınlığa düşürülmesinin de düzeltilmesi gereken önemli maddeler arasında olduğunu belirtti.

Çağrı metninde, “Ülkemizi dünyaya taşıyacak en önemli tanıtım ve algı yaratma aracı da olan sinema sanatımızın önünü açmak tüm siyasi yaklaşımların üstünde özel bir devlet politikası olması gerektiği kanaatindeyiz. Bizlerin; üreten yaratan senarist ve yönetmenler olarak bu olumlu ve olumsuz görüşlerimizin içeriğinde hiçbir siyasi parti veya kurum ve oluşumun izleri aranmamalıdır. Türkiye ancak sanatla dünyaya kendini anlatabilir. Dünyada sanatın gücü ve etkisi ortadadır. Tüm bunların ışığında ülkemizin sinema sanatının gelişmesi ve güçlenmesini amaçlayan bir kanun teklifinin temel ruhu, bu sanatın daha özgür ortamlarda yeşerip büyümesi olmalıdır. TBMM’nin bu kanun teklifi içeriklerini tartışmayı ve olumlu bir noktaya getirilmesini siyasi partilerinin aralarındaki polemikler üstüne çıkararak stratejik bir devlet politikası olarak ela alacağı umudundayız” ifadelerine de yer verildi.