Keyfi gözaltı ve marş eşliğinde işkence

idil

Okmeydanı’ndaki İdil Kültür Merkezi’ne 30 Mayıs’ta yapılan polis baskınının ardından gözaltına alınan 11 kişiden dördü bırakıldı, yedi kişi ise tutuklandı. Tutuklananların üçü aynı zamanda Grup Yorum’un müzisyenleri.

Grup Yorum müzisyenlerinden Selma Altın, basına terör örgütü operasyonu olarak yansıyan baskının aslında bir kültür merkezine yapıldığını vurgulayarak keyfi bir baskınla karşı karşıya olduklarını söyledi: “Geçen yıl ekim ve kasım aylarında da iki baskın yapılmıştı. Bu üçüncüsü ve hepsinde de aynı şeyleri yaşıyoruz” dedi. Daha önceki baskınlarda kültür merkezindeki eşyaların yakıldığını, enstrümanların ve bilgisayarların parçalandığını aktaran Altın, “Bu kez bütün enstrümanları götürdüler. Gözaltılar da işkenceyle oldu. Özgür Gültekin’in gözü morarmıştı, Dilan Poyraz kulağı patladığı için baygınlık geçiriyordu sürekli, Bergül Varan’ın ise saçlarını Mehter Marşı eşliğinde kökünden kopardılar” dedi.

Gözaltı süresinin uzamasına karşılık açlık grevine başlayan 11 kişiden, dördü savcılık tarafından serbest bırakılırken yedi kişinin tutuklandığını söyleyen Altın, “Neden gözaltına alındıklarını bilmediğimiz gibi, tutuklulukların da keyfi olduğunu düşünüyoruz. Sonuçta dosya, aynı dosya. İddianamede de kayda değer bir şey yok, sorular sadece İdil Kültür Merkezi’nde bulunmalarına dair. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’ya destek mi oluyorsunuz gibi bir soru da sormuşlar. Özetle ortada bir suç yok, ne gerekçeyle tutuklandılar, bunu artık iddianamede göreceğiz” diyerek baskının ve tutuklamaların bir yıldırma politikası; albüm yapan, kitap yayımlayan bir kültür merkezinin önünü kesme girişimi olduğunu ifade etti.