DBŞT oyuncusuz kaldı

31 sanatçının sözleşmesi yenilenmeyince fiilen kapatılan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun genel sanat yönetmeni Rüknettin Gün, sanatçılara özel tiyatrodan başka alternatif kalmadığına dikkat çekiyor


SUSMA / Diyarbakır

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne atanan kayyum Cumali Atilla, Diyarbakır Şehir Tiyatroları’nın (DBŞT) yönetmeliğini değiştirdikten sonra 31 DBŞT sanatçısının sözleşmesini feshetti. Kayyum, 31 Aralık 2016’da yenilenmesi gereken DBŞT oyuncularının sözleşmesini yenilemeyerek tiyatroyu filli olarak kapattı.  DBŞT oyuncularının işlerine son verildiği bilgisi, 5 Ocak 2017’de tebliğ edildi.

10 yıldır DBŞT bünyesinde çalışan ve işten atılan isimler arasında olan DBŞT Genel Sanat Yönetmeni Rüknettin Gün, 15 gün önce yönetmeliğin değiştirildiğini ve yeni yönetmeliğe göre 29 arkadaşının diploması yetersiz bulunduğu gerekçesiyle işten çıkarıldığını, onun ve oyuncu Rezzan Kaya’nın sözleşmelerinin ise kayyumun talebi üzerine yenilenmediğini vurguluyor. Gün, “Çünkü bizim diplomalarımız var. Kayyum yeni yönetmelikte yer alan, ‘Belediye Başkanı sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir’ maddesinden yola çıkarak sözleşmemizi yenilemedi” diyor.

Eski yönetmelikte deneyim de gözetilerek sınavla oyuncu alınabildiğini, yani sadece kişinin mezun olduğu okula bakılmadığını belirten Gün, kendisine ve Kaya’ya iletilen tebligatta ise ‘mezuniyetiniz çalıştığınız alana uygun değil’ denildiğini vurguluyor. “Oysa biz eski yönetmeliğe göre işe alındık ve kazanılmış haklarımız var. Ayrıca yönetmelik Belediye Meclisi tarafından değiştirilebilir, bu süreçten sonra işe alacağınız kişilerde bazı vasıflar ararsınız” diyen Gün, kayyumun atanmasından sonra yaşananları şöyle anlatıyor: “Sezonun ilk oyunları başlamışken kayyum atandı ve bizim çalışmalarımız durdu. Çünkü tiyatro binasına girmemiz güvenlik gerekçesiyle engellendi. Belediyenin etrafını güvenlik nedeniyle kapatan polis, personel olduğumuzu gösteren kartlarımıza rağmen içeri almadı bizi. İki aya yakın, henüz resmen açılmamış kongre merkezi binasında prova almaya başladık. Bu arada daire başkanımız görevden alınarak başka birimde memurluk görevi verildi. Tiyatro müdürümüzün yerine bir memur getirildi. 15 gün önce ise yönetmelik değiştirildi. Repertuar Kurulu edebî kurula dönüştürüldü. Repertuar Kurulu yedi kişiden oluşuyordu ve bunlar seçimle kurula geliyordu. Edebî kurulda ise beş kişi yer alıyor ve bunları kayyum atıyor. Edebî kurul bir tasfiye kurulu gibi görünüyor.”

Edebî kurul değil, sansür kurulu

Edebî kurula atanan isimleri de soruyoruz Rüknettin Gün’e. “Tiyatroyla hiçbir ilgileri yok” diyerek şu örneği veriyor Gün: “Tiyatro birimine atanan müdür, ‘Hayatımda hiç tiyatroya gidip oyun izlemedim. Beni buraya atadılar, ben de personelin işe gelip gelmediğini takip edeceğim’ dedi.”

Atanan müdür, masaya imza sirküsü koymuş, sabah 8, akşam 5 imza atmalarını istemiş. Dünyanın hiçbir yerinde tiyatrocular böyle çalışmaz diye itiraz edecek olmuş tiyatrocular. Müdür, “Süreç hassas” demiş ve kendisine talimat verildiğini aktarmış. İşe gelmeyen ya da imza atmayan sanatçılar hakkında tutanak tutacağını da belirtmiş. Gün, işe sabah 8, akşam 5 periyodunda gelmeyen sanatçılardan savunma istendiğini de aktarıyor.

Rüknettin Gün, ışıkçı, teşrifatçı gibi teknik işlere bakan personelin işten çıkarılmadığını hatırlatarak, ileride bunların da işten çıkarılabileceği yönündeki endişelerini dile getiriyor. “Salonu kullanacaklarsa teknik personele ihtiyaçları var. Bunların yerine yenilerini getirmek kolay değil çünkü. Hem salonu hem teknik personeli ne amaçla kullanacaklarını bilmiyoruz tabii. Ama eğer tiyatro yapacaklarsa, mevcut personelle yeni yönetmeliğe göre devam edebilirlerdi.”

Gün, işten çıkarılan 31 arkadaşıyla birlikte, kayyumun çıkardığı yeni yönetmeliğe göre çalışmalarının mümkün olmadığına da dikkat çekiyor: “Yeni yönetmelik tam bir sansür yönetmeliği, bununla çalışmamız mümkün değildi. Yönetmeliğin değiştirildiğini öğrendiğimizde, bir sansür kurulu oluşturulduğunu düşündük. Bu kuruldan geçen metinlerin sahnelenmesine izin vereceklerdi. Edebî kurulda yer alan beş isim de kayyum tarafından atanmış zaten.”

‘Şimdiki yönetmelik yasal değil’

Bölge il ve ilçe belediyelerine atanan kayyumların tiyatroyu bitirdiğini söyleyen Gün, sanatçılara özel tiyatrodan başka alternatif kalmadığına dikkat çekiyor: “Salon bulmakta zorluk çekebiliriz, ama biz tiyatrocuyuz ve bunu sürdürmeye devam edeceğiz. Belki 200- 300 kişilik salonlar bulamayacağız ama bodrumlarda da olsa tiyatro yapmak mümkün” diyor.

Rüknettin Gün, yeni yönetmeliğin Belediye Meclisi’nin onayı olmadan, kayyum ve ekibi tarafından hazırlandığını belirterek, “Bunun hiçbir yasal zemini yok” diyor ve bu nedenle hukuk yoluyla haklarını arayacaklarını söylüyor. Avukatlarla görüşmelerinin devam ettiğini aktaran Gün, “Bireysel olarak dilekçeler hazırlayarak kararın geri alınmasını isteyeceğiz. Belediyeden alacağımız cevaba göre idari mahkemeye başvuracağız. Hukuksuz kararın geri alınması için imkânları sonuna kadar zorlayacağız” diyor.

Kısa bir DBŞT tarihi

Turgut Atalay’ın belediye başkanlığı yaptığı dönemde, 1990 yılında kurulan DBŞT, bir sonraki seçimde Atalay’ın yerine belediye başkanı seçilen Refah Parti’li Ahmet Bilgin tarafından 1995 yılında kapatılmış, HADEP’li Feridun Çelik’in belediye başkanı seçilmesinin ardından 1999 yılında perdelerini yeniden açabilmişti.

Kürtçe ve Türkçe oyunlar sahneleyen DBŞT, bir süre sonra repertuarında sadece Kürtçe oyunlara yer vermeye başladı. Kürtçenin Kurmancî ve Zazaki lehçelerinde sahneledikleri oyunlarla Türkiye ve Avrupa’da turnelere çıkan DBŞT, bu süreçte Kürtçe tiyatronun Türkiye’deki en güçlü temsilcisi oldu. Repertuarında Kürtçe yazılmış çocuk oyunlarına da yer veren tiyatro, bu alanda da önemli çalışmalara imza attı.