Çuvaldız olmaya devam edecekler

beritan

 

SUSMA/DİYARBAKIR

Gazete Şûjin, 26 Aralık 2016’da, “Medyanın diline, çuvaldız niyetine” mottosuyla yayın hayatına başladı. 25 Ağustos 2017’de 693 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatıldı. Bütün çalışanları kadın olan Şûjin, kısa ömründe ‘makbul kadınlık’ sınırlarını tanımadı, kadın odaklı haberciliğinde kadın bedenine ve yaşamına saldıran erkek basını ifşa etmeye çalıştı.

Bu nedenle gazeteye ve çalışanlarına yönelik tehditler hiç eksik olmadı. Yaklaşık dokuz ay yayınlanabilen gazetenin hikayesini Beritan Elyakut Susma’ya anlattı.

Eril zihniyete karşı mücadele eden gazetenin bu süre içinde birçok cinsel istismar olayını ortaya çıkardığını ve kamuoyu oluşturduğunu hatırlatan Beritan Elyakut, “Şûjin evde, sokakta, özel ve kamusal alanda gerçekleşen birçok cinsel istismar olayını ortaya çıkardığı için hedef gösterildi, çalışanları tehdit edildi. Batman ve Çınar’da gerçekleşen istismar olaylarını ortaya çıkardık ve bu haberler ses getirdi. Bu nedenle de tehditler aldık. Kimi zaman haber takibi yaparken polis memurları ‘Yakında kapatılacaksınız, o zaman bir basın kartınız olmayacak’ şeklinde tehdit etti bizi. Kapatılmadan bir gün önce sitemiz siber saldırıya uğradı, ardından da KHK ile kapatıldı. Biz gazetemizin neden kapatıldığının farkındayız. Çünkü biz eril medyanın zihniyetine alternatif bir gazeteydik. Biliyoruz ki ülkeyi OHAL kanunlarıyla yönetenler gerçekleri yazan bir gazeteye tahammül edemez. Ama bizim gözümüz kulağımız açık olacak ve her haksızlığı, her hak ihlalini, cinsel istismarı yansıtmaya devam edeceğiz” dedi.

Biz olmasaydık…

OHAL süreciyle birlikte medyanın yoğun bir saldırı altında olduğunu vurgulayan Elyakut, gazete Şûjin’ın her an kapatılabileceğinin farkında olduklarını belirterek “Kapatıldığımız gün arkadaşlarla bir araya geldik ve gündemi takip etmeye, haberleri ajanslara geçmeye, sosyal medyadan duyurmaya karar verdik. Arkadaşlarımızın hiçbiri geri adım atmadı, bu da heyecan uyandırdı bizde” dedi.

Medyaya yönelik baskılara da değinen Elyakut, tek tip gazeteciliğin dayatıldığını, basının üzerindeki baskıların da en çok Türkiye’ye zarar verdiğini belirterek şunları söyledi: “Bizim kapatılmamız, tıpkı 90’lı yıllarda olduğu gibi, bölgede yaşananların Batı’da duyulmaması anlamına geliyor. Biz olmasaydık Kemal Kurkut’un nasıl öldürüldüğü, Şapatan’da bütün köye işkence yapıldığı ya da cinsel istismar olayları ortaya çıkmayacaktı. Burada yaşananlar burada kalacaktı ve ihlaller daha da çoğalarak devam edecekti. Bu nedenle Türkiye’nin özgür basına ihtiyacı var.”

Kadın sözünü ve gazeteciliğini kalıcı yapmaya kararlı olduklarını söyleyen Beritan Elyakut, “Bizden önceki kadınların ‘Erkekler ne hüküm verir demeden yazmaya devam edeceğiz’ sözünü yineliyoruz” dedi.