Contemporary İstanbul’dan özür mektubu

Contemporary İstanbul (CI) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli’den uluslararası sanat kamuoyuna Barış Pınarı Harekâtı hakkında gönderdiği mektuba dair bir özür açıklaması geldi. Mektubu kendisinin kaleme aldığını söyleyen ve “Türkiye’nin karmaşık politik durumuna dair yorumda bulunmaya hakkım yoktu” diyen Güreli, CI’daki yönetici görevini de böyle bir olayın tekrar yaşanmaması için gözden geçireceğini duyurdu.

Güreli, 14 Ekim’de gönderdiği e-postada uluslararası medya mensuplarını, sanatçıları ve koleksiyonerleri Barış Pınarı Harekâtı’yla ilgili medyada yer alan haberlere inanmamaları için uyarmış, operasyon sebebiyle Türkiye ekonomisinin kötü etkilenmeyeceğini, ekonomik göstergelerin sanat piyasasına olumlu yansımalarının olmasını beklediğini belirtmişti.

Güreli’nin özür mektubunun tamamı şöyle:

“Sevgili Contemporary İstanbul dostları,

14 Ekim 2019’da sizlere gönderdiğim mektup tamamen uygunsuzdu ve bazılarınızı etkilediği gibi çeşitli soru işaretleri de yarattı. Mektubun yarattığı şok için sanat dünyasındaki dostlarımızdan, ortaklarımızdan ve Contemporary İstanbul’daki çalışma arkadaşlarımızdan ve ailemden tüm samimiyetimle özür diliyorum. Mektup tamamen benim adıma yazıldı, ne yönetim kurulu ne de CI bağlantılı hiçbir departmanın bu süreçle alakası yoktu. Bazı haberlerin aksine CI kurulduğu günden bugüne bağımsız ve özel sektör tarafından desteklenen bir organizasyon olmuştur.

Sanat dünyası birkaç küresel konuda bir tavır koymuştur ancak CI yönetim kurulu başkanı olarak benim misyonum her zaman politik olay ve tartışmaların dışında kalmaktır. Türkiye’nin karmaşık politik durumuna dair yorumda bulunmaya hakkım yoktu. Şartlar göz önüne alındığında benim için de yanlıştı. Contemporary İstanbul sayesinde oluşturduğumuz bir çevreye o mektubu göndermemeliydim. Son aylarda Türkiye’de yaşanan gerilimlerin hepimiz farkındayız. Ama ne yazık ki duygularıma yenik düştüm.

Contemporary İstanbul’un amacı insanları en güzel yaratımların çevresinde bir arada tutmaktır, çatışma yaratmak değil. Attığım e-postanın hayatımı adadığım aynı misyona hizmet etmediğinin farkındayım. Bu yüzden Contemporary İstanbul’daki yönetici görevimi de böyle bir olayın yeniden yaşanmaması için yeniden gözden geçireceğim.

Gelecek haftalarda, yönetim kurulumuzla yeni ortak yönetim biçimimizi tanımlamak için çalışacağız. CI dünyanın en prestijli sanat organizasyonlarından biri ve onun kültürlerarası diyaloğunu geliştirmek için çaba harcamaya devam edeceğiz.

Son birkaç 10 yılımı adadığım sanat, hayatımda her zaman büyük rol oynayacak. Sanat bizi bütün sınırları aşarak bir arada tutar. Bizi yönlendiren bu tutku ile bir arada kalalım.”