Avesta’ya Kadıköy Kitap Günleri’nde yer yok

avesta

Haydarpaşa Garı’nda 3 Haziran’da başlayacak Kadıköy Kitap Günleri’nde yer almak için Kadıköy Belediyesi’ne başvuran Avesta Yayınları’nın katılım başvurusu “Yer yok” denilerek reddedildi.

Türkiye’de Kürtçe kitap yayımlayan ilk yayınevi olan Avesta’nın genel yayın yönetmeni Abdullah Keskin, çeşitli yayınevlerinden arkadaşlarının önerisi üzerine etkinliğe bu yıl ilk kez başvurduklarını ancak hiç beklemedikleri şekilde reddedildiklerini söyledi. Keskin, “Genellikle bize fuarlardan davetiye gelir, biz de okur kitlesini gözeterek katılırız. Diğer yayınevlerinden arkadaşlar, ‘Neden katılmıyorsunuz, yaz günlerinde tarihi bir mekanda güzel bir etkinlik’ deyince başvuru için gerekli girişimleri yaptık” dedi. Başvurudan sonra uzun süre beklediklerini dile getiren Keskin, yanıtın geç geldiğini buna gerekçe olarak da kendilerine ‘kitapların içeriklerinin incelendiği’ bilgisinin verildiğini vurguladı.

Şimdiye kadar bu tür durumları siyasete bulaştırmak istemedikleri için gündeme getirmediklerini belirten Keskin, daha önce yine CHP’li bir belediye bünyesinde düzenlenen Ankara Öykü Günleri Derneği’nin yayımladığı Dünyanın Öyküsü dergisinden gelen teklifle İsveç edebiyatının konu edildiği bir sayı için çalıştıklarını, derginin hazırlandığını ve basıldığını fakat dağıtılmadığını söyledi. Bugün artık Kültür Bakanlığı’nın da Kürtçe yayınlara yer verdiğini belirten Keskin, “Bu son yaşanan olayla birlikte konuyu gündeme getirme, okurlarımızı bilgilendirme gereği duyduk. Kadıköy’deki etkinliğe 200 civarında yayınevi katılıyor, bizim kitaplarımızın yüzde 60’ı da Türkçe, belediyenin bazı hassasiyetlerini anlıyoruz ama değerlendirme yaparken bunu da göz önünde bulundurmaları gerekirdi. İşin komik tarafı da belediyenin, şu an tutuklu olan Cumhuriyet Kitap’ın yayın yönetmeni Turhan Günay’a özel bir ödül sunması. Çünkü Turhan Günay bizim yayınevine destek veren, ilgi gösteren biridir” dedi.

Yayınevinin başvurusunun basit gerekçelerle kabul edilmemesini ‘şüpheli’ karşıladıklarını söyleyen Keskin, “Biz daha ağır dönemlerde, insanların Kürtçenin bir dil olduğuna inanmadığı zamanlarda bile böyle bir deneyim yaşamadık. Şimdi bu kadar zaman sonra böyle geri bir hareket beklemiyorduk” dedi.